İlk aşamalarda, COVID’un semptomları genellikle hastanın solunum sistemini etkileyen belirtiler olarak tanımlanmıştı — öksürük, ateş, yorgunluk ve nefes darlığı. Yine de, enfeksiyoncular virüsün uzun süreli sonuçlarını incelemeye başladıktan sonra, beklenmedik yeni semptomlar ortaya çıktı. Dahası, garip olanlardan biri, hastaların ve dişçilerinin şaşkınlığıyla, diş ağrısı da bu semptomlar arasında yer aldı.
Yerine göre, COVID’lu olup iyileşen kişiler son zamanlarda hafif diş ağrısı, diş ve diş eti hassasiyeti ya da sağlıklı ve sağlam olan dişlerde bile oldukça güçlü ağrılar hissettiklerini dile getirdi. Virüse maruz kalan bazı kişiler, sadece enfeksiyon süresince diş rahatsızlığı yaşadıklarını belirtirken, bazıları ise iyileştikten sonra da semptomlar hissettiklerini ifade etti. Bu tür olaylar, zorunlu bir soruyu gündeme getirdi — Solunum yolu virüsü diş sorunlarına neden olabilir mi?
Dolaylı olarak evet. Bu nedenle, COVID-19 yapan virüs, vücutta kan damarları, tükürük bezleri ve sinirlerle bütünleşen bir virüsdür — hatta ağızda bile. Hastaların bu hastalığın vücutta yayılma süreci ve araçlarıyla ilgili bilgisi, hem diş sağlığı önlemleri almalarına, hem de hastalıkların küçük belirtilerinin farkına varmalarına olanak sağlar.
Araştırmalar COVID ve Diş Ağrısı Hakkında Ne Gösteriyor?
Birçok araştırma, COVID-19’un ağız semptomlarının ilk rapor edilenden çok daha fazla olduğunu göstermiştir. Özellikle, diş ağrısı hastalığın ana klinik özelliklerinden biri olmasa da, olayların sıklığı diş araştırmacılarının dikkate aldığı bir örnek olmuştur.
Çin’in Wuhan şehrinde yapılan bir kesitsel çalışma, COVID-19 hastalarının yüzde on ile onbeşinin, diş eti hassasiyeti ve diş ağrısı belirtileriyle ağız rahatsızlığı bildirdiğini ortaya koydu. Bugün yayımlanan Nature Scientific Reports ve British Dental Journal gibi makaleler, sağlıklı dişlere sahip hastalar arasında yaşanan bu deneyimleri de içeriyor ve bu tür bulguları rapor ediyor.
İtalya ve Brezilya’dan doktorlar ise, diğer semptomların yanı sıra, çene ağrısı ve diş hassasiyeti‘nin, çürüğü veya diş eti hastalığı olmayan COVID hastalarında sık görüldüğünü açıkladı. Bu arada, Lübnan’da yayımlanan araştırmalar, bir hastanın diş ağrısının enfeksiyona başlamasıyla başladığını ve birkaç hafta boyunca sürdüğünü gösterdi. Bu vakaların tamamında klinik muayene, diş çürümesi veya enfekte olmuş dalların bulunmadığını gösterdi — bu da virüsün neden olabileceği inflamasyon veya sinir tutuluşunun tetikleyici olabileceği varsayımını doğurdu.
Uzun COVID kayıtlarında, ağız ve yüz ağrısı, en sık görülen ama yine de önemli semptomlar arasında uzun süre devam edenlerden biri olarak kabul edilir. Bazı kişiler, iyileştikten ayllar sonra bile, dişlerde, diş etlerinde veya çene eklemlerinde sürekli hassasiyet veya basınç olduğunu söylüyorlar. Bu tür semptomların farklı nüfuslar arasında görülmesi, SARS-CoV-2’nin ağız ve diş dokularını da etkileyebileceği fikrini güçlendiriyor.
COVID Diş Ağrısına Nasıl Neden Olabilir?

Araştırmacılar, diş ağrısının, SARS-CoV-2 enfeksiyonuyla birlikte görülebilecek birçok biyolojik belirtimden biri olduğunu açıkladı. Virüs, diş dokularını doğrudan hasarlayabileceği gibi, bağışıklık sistemi, kan damarları ve sinir yolları aracılığıyla da bu duruma sebep olabilir.
- Doğrudan Viral Nöroinvazyon: SARS-CoV-2 virüsü, bağlantı kurabileceği ACE2 reseptörlerini arar. Bu reseptörler genellikle akciğerde bulunur, ancak ağızda da vardır. Virüs, hem diş eti hem de tükürük bezleri ve diş pulpasında bulunabilir. Hücrelere girdikten sonra, yüzün ana duyu siniri olan trigeminal sinire yol açabilir ve bu irritasyon, diş sağlıklı olsa bile ağrıyı keskin, yayılım gösteren ya da atımlı hale getirebilir.
- Sitokin İle Tetiklenen İnflamasyon: COVID-19, sitokin fırtınası denilen güçlü bir immün yanıt oluşturur. Interleukin-6 ve tümör nekroz faktörü alfa, inflamatuar moleküller arasında bulunur. Bu moleküller, diş sinirlerini aktif hale getirmek için birden çok ağrı uyarısı dalgası kullanır ve bu nedenle, hastalık sırasında veya enfeksiyon sonrası süreçte, minimal ısı veya baskı uygulaması dayanılmaz hale gelir.
- Vasküler Hasar: Virüs, damarların iç tabakasını oluşturan endotel hücrelerini değiştirir. Diş pulpasını besleyen kanın akışı engellenirse, oksijen oranı düşer ve sinirler çok hassas hale gelir. Pulpitis gibi derin, zonklayan ağrı bu durumda kolayca tanınır.
- Stres ve Bruksizm: Hastalık, stres ve karantina süreci, farkında olmadan dişlerini sıkarak veya sıkma hareketiyle sonuçlanabilir. Bruksizm, çene kaslarının ve dişler çevresindeki bağ dokularının bu durumdan dolayı tahriş olmasıdır; bu da diş enfeksiyonuna çok benzeyen ağrılara yol açar.
- Sinüs Basıncı: COVID-19’da üst solunum yolu genellikle etkilenir, bu da sinüs tıkanıklığına yol açar. Üst azı dişlerinin kökleri maxiller sinüslere çok yakındır ve sinüsler inflamasyon veya sıvı tıkanıklığı yaşarsa, baskı öyle artar ki, aşağıya yayılır ve dişin ağrıdığını hissedersiniz.
- İkincil Enfeksiyonlar: Enfeksiyon veya iyileşme sürecinde, bağışıklık oldukça zayıf olabilir ve ağızda bakteriler veya mantarlar büyüyebilir. Bu durumda, diş eti enfeksiyonları, ağız pamukçukları veya diş apseleri daha kolay ortaya çıkabilir ve bu enfeksiyonlar diş ağrısını ve hassasiyetini artırabilir.
Bu süreçler sıklıkla birbirine karışabilir. Aynı hastada, sinir iltihabı ile dehidrasyon ve stres kaynaklı sıkma bir arada görülebilir. Böyle bir kombinasyon, COVID-19 sırasında diş ağrısınin kişiden kişiye bu kadar farklı olmasının nedenidir.
COVID ile İlişkili Diş Ağrısı Belirtileri
COVID ile ilişkili diş ağrısı semptom tablosu, normal bir çürük veya diş eti enfeksiyonu ile değişkenlik gösterebilir. Hastalar genellikle, hissettikleri ağrıyı dişler arasında veya çene bölgesinde, hareket halinde veya sabahları keskin, öğlenleri hafif hale gelen, akşamları ise artan şekilde tarif ederler.
Bazı durumlarda, kişiler, yatarak veya öne eğilerek ağrının güçlendiğini hisseder, bu da sinüslerin etkilenmesine işaret eder. Bazı kişiler ise, dişlerde herhangi bir görünür hasar olmadan sıcak ya da soğuk yiyeceklere karşı aşırı hassasiyet olduğunu bildirir. Bazen, ağrı üst ve alt çenede birlikte olur ve yorgunluk, baş ağrısı veya vücut ağrılarıyla birlikte görülebilir — bu, COVID-19’un tipik semptomlarıdır.
Çoğu zaman, diş etleri sağlıklıdır ve diş röntgenleri çürük veya apse göstermeyebilir. Bu durumda, inflamasyonun sinirleri veya damarları etkilediğine dair en yakın işaret olsa da, diş yapısına doğrudan bir enfeksiyon yoktur. Şişlik, ateş veya irin gibi durumlar ise büyük ihtimalle bakteriyel enfeksiyonları işaret eder ve acil diş tedavisi gerekir.
Neden Bazı İnsanlarda COVID Diş Ağrısına Neden Olur?

İnsanların sağlığını etkileyen faktörler, doktorlar için bir gizemdir. COVID-19 enfeksiyonu geçirmiş bazı kişilerde diş ağrısı görülürken, bu durum çeşitli insan faktörlerine bağlıdır. Ortadoğu, çürük veya tedavi edilmemiş dolgular, çatlak dolgulular veya diş eti hastalığı gibi sorunları olan kişiler, diş ağrısı yaşama olasılığı en yüksek olanlardır. COVID kaynaklı inflamasyon, bu kişilerde küçük rahatsızlıkları, hissedilen acıya dönüştürebilecek kadar şiddetli hale gelebilir.
Ayrıca, hipertansiyon, diyabet veya kardiyovasküler hastalık gibi altta yatan sağlık koşulları olan hastalar, dolaşım sorunları nedeniyle en çok etkilenir. Bu durumda, diş etleri ve pulpadaki kan akışı azalır, bu da dişlerin farklı uyarıcılara karşı hassasiyetini artırır ve iyileşme sürecini yavaşlatır. Ayrıca, ateş veya ilaç kullanımından kaynaklanan dehidrasyon, tükürük salgı miktarını azaltabilir. Yeterince tükürük yoksa, bakteriler çok daha hızlı çoğalır, bu da irritasyona ve diş çürümesine neden olur (varsa).
Psikolojik durumla ilgili stres de önemli bir nedendir. COVID-19’a bağlı belirsizlik ve yorgunluk, kişinin farkında olmadan dişlerini sıkarak veya gıcırdatarak, gece bile olsa, kaslarını tahriş edebilir. Zamanla, bu mekanik stres, çene kaslarını ve periodontal dokuları da rahatsız eder ve bu da ağrının daha şiddetli hale gelmesine yol açar.
Sonuç olarak, COVID-19 herkes için aynı şekilde etkili değildir çünkü zaten ağızda, damarlar veya sinir sisteminde var olan zayıflıkları ortaya çıkarır. İyi ağız hijyeni uygulayan ve yeterince su içen kişilerde diş ağrısı riski oldukça düşüktür.
COVID Aşısı Dişleri Etkileyebilir mi?
Tüm dünyadan yapılan araştırmalar, COVID-19’a karşı geliştirilen aşıların ağız ve diş sağlığına zarar vermediğini kapsamlı şekilde kanıtlamaktadır. Aşının diş çürümesine, diş eti enfeksiyonlarına veya diş kaybına neden olduğuna dair herhangi bir gösterge bulunmamaktadır. Klinik çalışmaların sonuçları ve gerçek dünya gözlemleri, milyonlarca aşılı bireyden alınan veriler, aşı olmayanlara kıyasla diş komplikasyonlarının artmadığını göstermiştir.
Aşı yapıldıktan sonra, bazı kişilerde çene bölgesinde hassasiyet veya yüz bölgesinde baskı hissi olabilir. Bu his genellikle lenf nodlarının aktive olmasından kaynaklanır — bu, normal bir bağışıklık yanıtıdır. Bu durum, bir ila üç gün içinde kaybolur ve diş veya diş eti üzerinde bir etkisi yoktur.
Eğer diş ağrısı aşıyla ilgiliyse, büyük ihtimalle sadece tesadüfi veya gerilme, susuz kalma ya da henüz fark edilmemiş diş sorunlarının sonucu olabilir. Dişçiler, başka olası nedenleri dışlamak için düzenli değerlendirmeler önerir, ancak aşı kendi başına diş sistemine tehdit oluşturmaz. Ayrıca, enfeksiyon ve inflamasyonu engelleyerek, aşılar dolaylı yoldan vücudunuzun ve ağzınızın sağlığına katkıda bulunur.
COVID ile İlişkili Diğer Diş Problemleri Nelerdir?

Diş ağrısı dışında, COVID-19’un neden olduğu başka diş sorunları da vardır. Diş ağrısına ek olarak, bazı hastalarda ağız kuruluğu, tat değişikliği ve diş etlerinde ülser veya inflamasyon görülebilir. Bu semptomlar, virüsün tükürük bezlerini, bağışıklık sistemini ve oral mikrobiyotayı bozma yeteneğinden kaynaklanır.
Ağız kuruluğu, sıvı kaybı ve ilaç kullanımıyla görülen bir semptom olabilir ve bu durum, tükürük üretimini azaltabilir. Tükürük, ağızda bakterileri temizleyip asitleri nötralize etmede önemli rol oynar; yeterli miktarda tükürük olmaması, diş çürükleri riskini artırır.
Tat değişiklikleri hastalığın belirtilerinden biridir. Birçok hasta, tat alma duyusunun tamamen veya çok az olduğunu (ageusia) fark eder ve ayrıca ağızlarında nahoş bir metalik tat (dysgeusia) da deneyimleyebilirler. Bu semptomlar, virüsün tat alma sinirlerini hasar etmesi nedeniyle ortaya çıkar.
Ayrıca, COVID-19’a bağlı ağız yaraları ve mukoza lezyonları da hafif ve şiddetli vakalarda rapor edilmiştir. Bu aftalara benzer yaralarda, dil, dudaklar ve yanakların iç kısmı etkilenir ve domates veya virüsün enfekte ettiği epitel hücreleri nedeniyle oluşabilirler.
Önemli ve nadiren görülen komplikasyonlardan biri, alt çenenin kemiğinde nekroz (öldürülmesi) durumudur ki, bu genellikle damar yaralanması, steroid kullanımı veya hastanede iken pıhtılaşma bozukluklarına bağlıdır. Bu, sistemik hastalık nedeniyle kemiğin metabolizmasının etkilenmesinin bir örneği olsa da, oldukça nadirdir ve bu nedenle büyük dikkat gerekmektedir.
İnsanlar, virüsün vücutta nasıl yayıldığını ve bağışıklık veya dolaşım sistemleri gibi farklı sistemleri nasıl etkilediğine dair ipuçlarını, oral semptomlar aracılığıyla toplarlar. Araştırmaların temel fikri, ağız sağlığının COVID-19 ile mücadelede ve iyileşme sürecinde öneminin altını çiziyor.
COVID Diş Ağrısı Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Başlangıçta, tedavi, neden olan faktör ve hastalığın şiddetine bağlıdır. Genellikle, enfeksiyona veya sinir hassasiyetine bağlı hafif vakalar, evde bakım ve profesyonel takiple çok hızlı düzelebilir.
Sağlıklı zamanlarda bile iyi ağız hijyeni uygulamak, önemli bir gerekliliktir diye bir diş hekimi hastalara bir mektupta yazar. Yumuşak diş fırçasıyla günde iki kez florürlü diş macunu kullanmak, bakterileri kontrol altında tutmanın ana yoludur. Sıcak tuzlu suyla gargara yapmak (yarım çay kaşığı tuz, bir bardak suya çözülmüş), enfekte olan dokuları iyi tedavi eder ve şişmesini azaltır. Düzenli su içmek, ağız kuruluğu riskini azaltır ve doğal temizlik işlemini destekler.
Ateşli ağrı kesicilerden olan asetaminofen veya ibuprofen gibi reçetesiz alınabilen ilaçların kullanımı, her zaman doktor gözetiminde olmalıdır. Yüzde veya yüzde kaslarının şişliği varsa, soğuk kompres uygulamak veya 15 dakika soğuk uygulama, şişlik veya kas gerginliği durumunda rahatlatıcı olacaktır.
Birkaç gün boyunca devam eden ağrı varsa, diş hekimine muayene olmak gerekir. Röntgen veya 3D görüntüleme ile gizli diş çürüğü, çatlamış dolgular veya diş eti hastalıkları kontrol edilir. Sinir iltihabı nedeniyle ağrı varsa, desensitizasyon ajanları, fluorür varnishleri ve ciddi vakalarda kök kanal tedavisi, iç basıncı azaltmak için önerilebilir. Bakteriyel enfeksiyon ve apse oluşumu doğrulandığında, antibiyotik kullanımı ve drenaj tedavi planına eklenir.
COVID-19 enfeksiyonu geçirmiş ve iyileşme yolunda olan hastalar, belirtiler zayıflamış olsa da, takip ziyaretlerinden büyük fayda sağlarlar. Bu ziyaretler, diş etlerini, ağız kuruluğunu veya yavaş iyileşen alanları zamanında tespit etmeye olanak tanır. İyileşme sürecine hızlı müdahale, sadece iyileşmeyi desteklemekle kalmaz, aynı zamanda uzun süreli yan etkilerin önlenmesine de yardımcı olur.
Cerrahi Maske Takmanın Ağız Sağlığı Üzerine Etkileri

Maske, enfeksiyonların yayılmasını engellemek için temel araçtır; ancak, ağız konforunu biraz etkileyebilir. Uzun süre maskenin takılması, sık sık ağız kuruluğu, nefes kötü kokusu ve hafif diş eti tahrişine neden olabilir. Bu belirtiler, maskenin solunum alışkanlıklarımızı değiştirmesi ve hava akışı ile nem oranındaki farklılıklardan kaynaklanır.
Ağızdan nefes almak, burundan nefes almaya kıyasla tükürük akışını azaltır ve bakterilerin daha aktif hale gelmesine neden olur. Uzun dönemde bu durum, geçici ağız kokusu (mask mouth) olarak adlandırılan duruma neden olabilir. Ayrıca, maskenin yüzünüzde sürtünmesi sonucu dudak veya yanak bölgesinde hafif tahrişler de görülebilir.
Yukarıda bahsedilen bu etkiler hafiftir ve aşağıdaki önlemlerle kolayca engellenebilir: yeterli su içmek, dişleri düzenli olmak kaydıyla fırçalamak ve diş ipi kullanmak, alkol içermeyen ağız gargarasıyla ağız hijyenini sağlamak. Dudak balsamı veya hafif bir nemlendirici kullanmak, sürtünmeyi azaltmaya yardımcı olur. Bu küçük rahatsızlıklara rağmen, maske virüs bulaşmasını engellemekteki en etkili araçlardan biri olmaya devam etmektedir.
COVID Sonrası Önleme ve Uzun Vadeli Ağız Bakımı

COVID-19 sonrası iyileşme dönemi, genel ve ağız sağlığını yeniden kazanmada mükemmel bir zamandır. Sağlıklı diş alışkanlıklarımız, gücümüzün, bağışıklığımızın ve konforumuzun ana faktörleridir.
- IYİLEŞME Sonrası Diş Kontrolü Planı Yapın: Gerekirse röntgenlerle desteklenmiş diş kontrolü, iyileşme sonrası yapılacak bir muayenedir. Rahatsızlık, diş eti kanaması veya çene sertliği gibi şikayetleriniz varsa, bunları doktorunuz ile paylaşmalısınız. Virüsün ilk aşamasında tespit edilen sorunlar, henüz gelişmeden, vekaları ve nedenlerini anlamak açısından önemlidir.
- Hidratasyon ve Beslenmeye Özen Gösterin: Yeterli hidrasyon, salya üretimini destekler ve C, D vitaminleri ile çinko içeren dengeli bir diyet, diş etlerinin iyileşmesine yardımcı olur. Ayrıca, alkol, kafeinli içecekler ve sigara, dehidrasyonu artırdığından, tüketimlerini azaltmak hem sizi nemli tutar hem de dokularınızın tahrişini önler.
- Günlük Ağız Hijyenini Güçlendirin: Florürlü diş macunu kullanımı şarttır, hasta olduktan sonra yeni bir diş fırçası almak ve gece diş ipi kullanmak tavsiye edilir; ama nazikçe yapılmalı. Alkol içermeyen ağız gargaraları da önerilir çünkü, bunlar dokuları kurutmadan ağız temizliği sağlar.
- Stresi ve Bruksizmi Yenin: Sıkma veya gıcırdatmayı önlemek için gevşeme egzersizleri, meditasyon veya beden egzersizleri yapılabilir. Gece gıcırdatma devam ediyorsa, size özel yapılmış gece koruyucu dişlik, dişlerinizin korunmasına yardımcı olabilir.
- Sağlıklı Ağız Florasını Yeniden Oluşturun: Probiyotik şekerler veya yoğurtlar içindeki yararlı bakteriler, antibiyotik tedavisi veya hastalık sonrası ağız sağlığını destekler. Ağızda fazla şeker kullanmaktan kaçının.
- Kronik Belirtiler İçin Sorumlu Olun: Uzun COVID’un bazı belirtileri, örneğin yorgunluk ve nöropatik ağrı, uzun süre devam edebilir. Birkaç haftadan fazla süren diş ve diş eti rahatsızlığınız varsa, kronik inflamasyon ve damar sorunlarını ele almak için diş hekiminiz veya doktorunuza başvurmalısınız.
Günlük rutininizin bir parçası haline getirdiğinizde, ağız sağlığınızı yenileyebilir ve gelecekte oluşabilecek sorunlardan uzak durabilirsiniz.
COVID Sonrası Uzun Vadeli Ağız Bakım Planı
| Hedefler | Önerilen İşlemler | Sıklık |
| Tam Kontrol | İşteleme ve gerekirse görüntüleme ile iyileşmenin değerlendirilmesi | İyileşme sonrası 3-6 ay |
| Salya Desteği | Hidratasyon ve şekersiz sakız | Günlük |
| Ağız Hijyeni | Fırçalama, diş ipi ve ağız gargarası | Günde iki kez |
| Stres Yönetimi | Gevşeme veya gece koruyucu | Gerekli olduğunda |
| mikrobiom Dengeleme | Ağız probiyotikleri ve sağlıklı diyet | Sürekli |
KAYNAKLAR:
- Ciotti, M., Ciccozzi, M., Terrinoni, A., Jiang, W. C., Wang, C. B., & Bernardini, S. (2020). The COVID-19 pandemic. Critical Reviews in Clinical Laboratory Sciences, 57(6), 365–388. https://doi.org/10.1080/10408363.2020.1783198
- Chen, X., Laurent, S., Onur, O. A., Kleineberg, N. N., Fink, G. R., Schweitzer, F., & Warnke, C. (2021). A systematic review of neurological symptoms and complications of COVID-19. Journal of Neurology, 268(2), 392–402. https://doi.org/10.1007/s00415-020-10067-3
- Wang, H. Y., Li, X. L., Yan, Z. R., Sun, X. P., Han, J., & Zhang, B. W. (2020). Potential neurological symptoms of COVID-19. Therapeutic Advances in Neurological Disorders, 13, 1756286420917830.
- International Association for the Study of Pain. (1996). New perspectives on the definition of pain. Pain, 67(1), 3–6. https://doi.org/10.1016/0304-3959(96)03135-1
- Swieboda, P., Filip, R., Prystupa, A., & Drozd, M. (2013). Assessment of pain: Types, mechanisms and treatment. Annals of Agricultural and Environmental Medicine, Special Issue 1, 2–7.
COVID ve Diş Ağrısı Sık Sorulan Sorular
Evet. Virüsler, sinirlerin iltihabına ve damarlarındaki değişikliklere neden olarak diş ağrısını taklit edebilir. Bu nedenle, zaten hassas olan bölgelerde ikincil enfeksiyonlardan kaynaklanabilirler.
Virüs, tükürük bezlerine zarar verebilir, tat değişikliğine neden olabilir, tükürük üretimini azaltır, ve diş etlerinde ve sinirlerde inflamatuar reaksiyonlara yol açabilir, böylece ağız konforunu etkiler.
Evet. Sinir ağı, her iki bölgeyi de beslediği için, COVID-19 kaynaklı inflamasyon, kulaktaki ağrıyı çeneye veya tam tersi şekilde verebilir.
Başlangıçta, bir kişinin dişini kaybetmesi oldukça nadirdir ve esas olarak periodontal hastalık veya şiddetli sistemik inflamasyon gelişimiyle ilgilidir. Sadece uygun hijyen, bu tür sorunların önlenmesinde en önemli adımdır.
Kesinlikle hayır. Aşılar, diş hasarına neden olmaz. Aşı sonrası bazı kişilerde çenede ağrı veya sıkışma hissi geçici olup, dişlerle ilgili değildir.
Virüs, dişi boyamaz; ancak, yeme alışkanlıklarındaki değişiklikler, dehidrasyon ve kullanılan ilaçlar, geçici diş renginde değişikliklere neden olabilir.
Yorgunluk, nefes darlığı, zihin bulanıklığı, göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı, kas ağrısı, uyku problemi, anksiyete, tat veya koku değişikliği, baş ağrısı, rahatsız eden mide ve devam eden öksürük.

